Dua sığıyor sadece avuçlarıma

2012-06-19 10:11:23

"Dua sığıyor sadece avuçlarıma…” diyor şair. Büsbütün ruhumun paramparça olduğunu, neredeyse tüm zerrelerimin kasvetle kucaklaştığını, iliklerime kadar dolduğunu hissettiğim anlardan bir andayım Rabbim!Günahla sırılsıklam kalbimde bir yer var; hiçbir beşerin dokunamadığı, eremediği, köreltemediği bir yer, nefsime rağmen!Oraya yazdım adını :

“LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜ’R –RESULLULLAH”


Allah’ım, sana yönelmiş bu aciz, bu titrek yüreğime nazar ettiğini bilerek yalvarıyorum sana, yine senin nurlu ayetinle : “Sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah’a arz ediyorum”

( Sure-i Yusuf 86 )

Halim’sin sen Allah’ım!Biliyorum ve bu güzel ismine sığınarak yalvarıyorum sana; Hz.Yakub’un gibi yalvaramasam da ben de sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece sana arz ediyorum.Ve bütün küçüklüğümle icabetini ümit ediyorum, buna layık olamasam da!

Ve Allah’ım, kimseyi sana şikayet etmiyorum; çünkü bunu yapabilecek kadar bile kul olamadım sana, çünkü ne olursa olsun ve her kim ne yaparsa yapsın, ona karşı yumuşak olmayı öğrendim Şefkat Peygamberim Hz.Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’den.Çünkü Efendim Aleyhisselatuvesselam’ın dediği gibi bir gölgelikteyim,evet bir ağaç gölgeliğindeyim.Biraz konaklayıp aslolan yere gideceğim.Yaşadıklarım, üzüntülerim, acılarım, hastalıklarım, çektiğim sıkıntılar sadece birer imtihan değil mi?Evet öyle Allah’ım.Hem canım Peygamberimde ki hal ne güzel bir haldir ki; bütün dünya, O’nun olsa bir arpa tanesi bulmuş kadar sevinmez, bütün dünya, bir anda elinden gitse bir arpa tanesi kaybetmiş kadar üzülmezdi.

Ey Allah’ın en sevgili Resulü!Ne güzel bir ahlak üzeresin. Ve ey sahabi efendilerimiz!Sizler ne kadar talihlilersiniz.

Nebiler Serveri Efendim, gül kokulu Peygamberim, Sultan’üs-Sekaleyn’im, Canım Ahmed’im (Sallahu Aleyhi ve Sellem )! Öyle ihtiyacım var ki sana, öyle özlüyorum ki seni, öyle muhtacım ki rehberliğine; ne namazım namaz, ne duam dua, ne kulluğum kulluk! Ne olur gel, gel de yetiş imdadıma.Gel de çıkar beni bu nefsine batmışlıktan, gel de kurtar beni bu kendini bilmezlikten.

Ve ey nefsim!Bil ki; eğer derdin dünya ise, o zaman bu dünyanın derdinden başını kaldıramaz bir hal alacaksın.Ama eğer derdin Rabb-i Rahim’inin rızasıysa, imanınsa, hak dinini paylaşmaksa Allah-u Teala Semi-ül Alimdir, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.


“Seher vakti, haşir meydanını andırır.Her şey uyanmış gelmiş, tesbih ediyorlar. Ey nefsim, ne zamana kadar gaflet uykusu içinde böyle sersem kalacaksın?Ömrünün ikindi vakti gelmiş, kabre doğru sefer başlamıştır.Her canlıdan ayrılıyorsun.Ney gibi inlemek için niyaz ve namaza gayret et.De ki: Ya Rab!Pişmanım; mahcubum, utanıyorum.Sayısız günahlardan dolayı perişanım.Zelilim, gözlerim yaş doldu, hayatım kararsız. Garibim, kimsesizim, yalnızım, zayıfım, güçsüzüm, hastayım, acizim, hem ihtiyarım, hem iradesizim.Aman diliyorum…Af arıyorum…Yardım istiyorum Senin dergahından ey Allah’ım!”


 

503
0
0
Yorum Yaz