Nefse En Ağır Gelen Şey ve Manevi Reçete.

2011-12-12 10:30:00
Nefse En Ağır Gelen Şey ve Manevi Reçete. |  görsel 1

Nefsi en fazla tahrip eden ve ona en ağır gelen şey, başkasından gelen Hak söze evet demektir. El-hikem-ül Ataiyye’de; “İki işten, nefsine ağır geleni yap! Çünkü, Hak olan iş, nefse ağır gelir” buyurulmaktadır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Amellerin en faziletlisi, nefse en zor gelenidir." Yusuf bin Esbat hazretleri; “Alçak gönüllü olmanın alametlerinden birisi de, söyleyen kim olursa olsun, hak sözü kabul etmektir” buyurmuştur. Fudayl bin İyad hazretleri; "Hakka boyun eğ, hakkı takip et, kim söylerse söylesin hakkı kabul et" buyurmaktadır. İbn-i Ata hazretleri ise; "Tevazu, kim söylerse söylesin hakkı kabul etmektir" buyurmuştur. Güç olan işi yapmak, nefse ağır gelir. Nefsi daha çok ezer, zayıflatır. İbadetler, nefsi zayıflatmak, nefsi kırmak için emrolundu. Çünkü nefs, insanın da, Allahü teâlânın da düşmanıdır. Onu zayıflatmak, azmasını önlemek lazımdır. Bir işte, nefse uymak ne kadar az olursa, faydası o kadar daha çok olur. Yani, Allahü teâlânın rızasına daha çabuk kavuşturur. İslamiyet’in emir ve yasakları, nefsi kahretmek, yıpratmak içindir. Çünkü nefs, Allahü teâlânın düşmanıdır. Hadis-i kudside; "Nefsine düşmanlık et! Çünkü, o benim düşmanımdır" buyuruldu. İnsanlarda bulunan nefs-i emmare, din bilgilerine inanmamakta, tabiatı, yaratılışı, İslamiyet’e uymamaktadır. Bunun için, İslamiyet’e uymak, nefse acı gelmekte, ona uymak istememektedir. Nefse en zor gelen şey, en ağır gelen yük, İslamiyet’in emir ve yasaklarına uymaktır. Nefsi ezmek için, İslamiyet’e uymaktan başka yol yoktur. Nefsin arzularının, insanı Allah yolundan saptırıcı oldukları,... Devamı

Alışılmış sonsuz...

2011-12-06 10:47:00
Alışılmış sonsuz... |  görsel 1

Alıştıkça ölür insan. Sevgiye alışır, acıya alışır, şöhrete alışır, günaha alışır ve sair her eylem ve duygulara alışır insan. Tertemiz başlar önce hayata, gittikçe alışır ve alıştıkça ölür hayatta. Sarf olan her vakit geri gelmeyen bir harcanmış hazinedir. Bu hazinenin her sikkesi paha biçilemeyecek kadar değerli olsa da, değer bilmeyenlerin elinde hiçlik ile takas olur ve ölür. Alıştıkça basitleşir her şey. Basitleşen her şey de değersiz gelir insana. Öyledir çünkü insan, alışır ve değersiz görür alıştıklarını. Hâlbuki, her an-ı seyyale alışılmışla geçse de, bünyesinde bir sonsuzluk ihtimalini ihtiva eder. Sonsuzluk için harcanan her vakit, sonsuz değere sahiptir çünkü. Bunun yanında, alışıldığı için fark edilmez, geçti zannedilir. Bu yüzden silinse bile zihinlerde zamana dair tüm kelimeler; saat, vakit, dakika, geçmiş, gelecek ve sair, zamansızlığa ulaşır ruh; başka buudlarda seyahat eder. Farkındalık yitirilse de değerinden bir şey kaybetmez sonsuzluğa hasredilen zaman. Ancak zevki kaçar, tatsızlaşır hayat. Anın tadını çıkarma heveslisi sapkınlıklar dahi bir çeşit sonsuzluk ihtiva eder. Sevabın sonsuz kârı olduğu gibi, günahın da sonsuz cezası vardır. O sebepten her anın bir sonsuzluğu, her ana denk düşen bir iz düşüm vardır sonsuz hayatta. Bu iz düşüme inanan da sonsuzluğu tadar, inanmayan da. Her anın sonsuzluğuna tohum eken de karşılığını bulur, zehirleyen de tohumları. Zevk; dostum, tadı hunharca çıkarılan ana dair bir hissiyat değil, zaman âliminin her anı, sonsuzluğa kurban ederek perdeleri her açtığında ve aştığında hissettiği kalp itminanıdır. Mustafa Gerdan ... Devamı

Aminn..

2011-12-05 13:00:00
Aminn.. |  görsel 1

  Allah ne Seni bana ne de Beni sana k a y b e t t i r s i n..!   Seni /de beni / de kendine ''e r i ş t i r s i n''....   Ve hep Kendiyle y e t i n d i r s i n.. Devamı

Sevgiliye mektup...

2011-12-05 10:33:00
Sevgiliye mektup... |  görsel 1

(Bir erkeğin sevdiği kıza mektubu) Elini tutsam, dünyanın öbür ucuna Benimle birlikte gelir misin? Bekle desem, dünyanın bir ucunda beni bekler misin? Denizimde fırtınalar çıktığında limanım olur musun? Karanlık bastırdığında deniz fenerim, Hava açınca yıldızlarım olur musun; Bulutlar göğü kapladığında pusulam? Mihengim, turnusol kağıdım olur musun? Yüreğimin suyu bulandıkça onudurultacak iksirim? Kapılar kapandığında kapım, Yollar aşındığı vakit yolum, Saklanmak istesem duvarım olur musun? Özgürlüğüm ve mapushanem? Üşürsem evim olur musun? Yorganım, ana kucağım? Çölümde vaha olur musun? Vamda hurma ağacım? Dağın tavşanı, Çölün ceylanı, Gecenin hayalleri bağrına bastığı gibi Beni bağrına basar mısın? Şak şak yarılsa bile gökten umudunu kesmeyen Kıraç tarlalar gibi Umut bağlar mısın bana? Gitmek istersem kanatlarım olur musun? Kalmak istersem ayağımda prangam? Hurilerim olur musun? Kudret helvam ve bıldırcınım? Soğanda sarımsakta gözüm yok, Tih çölü sürgününde gözüm yok. Ateş almaya gidersem, Kırk vakit sonra dönsem bile Aynı yerde beni bekliyor olur musun? Kavmim beni terk ederse Ve ben kavmimden kaçarsam, Bir kez arkana bakmadan arkamdan gelir misin? Ot bitmeyen bir vadide Yalnızca Allah´a emanet edip gidersem, Sen de beni kınamaksızın O´na güvenir ve say eder misin? Ümidimi kaybettiğim anda ümidim, Neş´emi kaybettiğim zamanlarda coşkum, Kalbim işgale uğrarsa halaskârım ve rehberim olur musun? Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Enîsim, Huzûrum, Sürûrum, Nûrum, Zînetim, Nîmetim, Cennetim olur musun? (Erkeğin mektubuna kızın cevabı) Yüreğimden tutmuşken sen, Bir ... Devamı

Ben sana gelemiyorum, Sen gelsen diyemiyorum...

2011-12-05 10:25:00
Ben sana gelemiyorum, Sen gelsen diyemiyorum... |  görsel 1

Ey Sevgili, Ey Muhammed (s.a.v.), Ben Sana gelemiyorum, Sen bana gelsen demek istiyorum, Rüyalarıma girsen demek istiyorum, Ama utanıyorum.. Sen’i ayağıma çağırmaktan utanıyorum.. Sana nasıl “gel” diyeceğimi bilemiyorum.. Ben sana gelemiyorum, Sen gelsen diyemiyorum, Ancak Sana Salavatlarımı gönderiyorum.. Seni cok seven Ve Seni cok özleyen "Sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız). Benim kardeşlerim de beni görmedikleri halde bana inananlardır. Mutlaka ben Rabbimden sizinle ve beni görmeden iman edenlerle gözlerimi aydınlatmasını istedim" hadisinde bahsettiğin kardeşlerinden olmaya çalışan, Allah’ın şu aciz kulundan gelen salavatları Kabul buyur...  Devamı

Rabbim bizlere de nasip et

2011-12-05 09:43:00

      Uzaktan sevmek, göremeden, yasadıgı yerde yasayamadan sadece O oldugu için, sadece Allah rızası için sevmek, sevince de ‘’anam babam feda olsun.’’ diyebilmek.   Sevdigin gibi olmaya çalısmak, takdirini alabilmek, tebessümünü hissedebilmek...   Sevdikçe özlem artıyor adı geçtikçe gözler doluyor... Ona özlem dogdugu yer Mekke’ye, Onu kucaklayan Medine'ye özlem...   O yüce yerlere misafir olabilmek ne büyük kısmet.. Huzurla gidilen, hüzünle dönülen yollar ve git gide artan özlem... Rabbim bizlere de nasip et ... Devamı

Elhamdülillah

2011-12-05 09:31:00
Elhamdülillah  |  görsel 1

    Seni Yanımda Var Gönlümde Yar Yapana... "ELHAMDÜLİLLAH" Devamı

Damla damla söylemeli, ince ince sevmeli..

2011-12-05 09:04:00
Damla damla söylemeli, ince ince sevmeli.. |  görsel 1

      “İnsan, sözünü yağmur gibi yumuşakça indirmeli kulaklara; Kırıp dökmemeli, damla damla söylemeli, ince ince sevmeli..”   Hz. Mevlana  Devamı

Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum..!‏

2011-12-05 08:49:00

Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum..! Adı Sen’sizlik belki…! Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden, Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak..! Yönelememek Sana içten bir aşkla, Canım yanıyor ya Rabbel Alemin, Bir sızı var anlayamadığım, Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin Adını koyamadığım, Bugün gitmek istedim buralardan..! Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için, Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense, Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime, İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni, Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım, Bir güvercin gördüm sırılsıklam, EL-CELİL dedi içimdeki sese, Ne büyük.ne Yücesin; Yüceliğinle derman ol derdime, Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm ALLAH’IM Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime, MALİKÜ’L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte..! Sen her şeyin tek sahibi ALLAH’ım, İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda, Sen aciz kullarını unutmayan, hep gözeten ALLAH’ım, yardım et bu kuluna, Savruluyorum, nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata..! Hepsi rükuda, hepsi kıyamda..! Çiçekler, otlar, toprak secdede..! En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette…! YA HÂLIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta…! Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS Ey adalet sahibi EL-ADL Ey büyüklük sahibi EL-AZİM Ey merhamet sahibi ER-RAHMAN Nereye baksam, nereye dönse... Devamı

Eşinizin Ebu Cehil’den Daha Kötü Bir Akrabası Var Mı?

2011-12-02 13:21:00
Eşinizin Ebu Cehil’den Daha Kötü Bir Akrabası Var Mı? |  görsel 1

Evlenmek yalnızca iki insan arasında kurulan bir “bağ” değildir. Daha önce tanımadığınız, huyunu suyunu bilmediğiniz başkaca insanlarla da “zorunlu” bir tanışma ve ilişki kurma demektir aynı zamanda.   Eşinizin annesi, babası, kardeşleri, amcası, halası, teyzesi, hatta anneannesi, babaannesi, dedeleri gibi bir güruh insan hayatınıza aniden giriverir.   Yeni ilişkiler hayata renklilik katar. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz, varlığından haberdar bile olmadığınız insanlarla bir anda “akrabalık bağı” ile bağlanıverirsiniz. Sadece kayınvalide ve kayınpederinizin değil eşinizin yakın akrabalarının da gelini veya damadı oluverirsiniz.   “Akrabalık bağı” evlenmenin kazanımlarından biridir. Mutlak Varlığın ilahi bir emir olarak bize önem vermemizi istediği akrabalık bağı zorlu hayat yolunda sırtımızı dayayabileceğimiz bir dayanak teşkil eder. Akrabaların birbirine göstereceği dayanışma insanı sosyal yalnızlıktan kurtarır, güven ve emniyet hissini artırır.   Bilhassa bizim coğrafyamızda birçok sorunu aşmamızda bu akrabalık bağlarının özel bir ehemmiyeti vardır. Örneğin, bu ülkenin ciddi ekonomik kriz dönemlerini atlatabilmesinde, Kuran’ın emirlerini dinleyen akrabaların birbirine verdiği maddi manevi desteğin rolü büyüktür. İstanbul’da E-5 karayolunun Göztepe Köprüsünün altında ya da Harem gibi terminallerde Anadolu’dan gelen yolcu otobüslerinin bagajlarına göz atmak bile bu konuda önemli bir fikir verir. O bagajlar un, bulgur, turşu gibi yiyeceklerle doludur. Anadolu’nun bir köyünde yaşayan anne İstanbul’da yaşayan oğlunun, kızının tarhanasını, turşusunu yapıp yollar. Böyle bir manzarayı ne Amerika’da ne de bir batı ülkesinde görebilirsiniz. Bireyselliğin tavan yaptığı bu ülkelerde bırakın molekülleri... Devamı