Sözler...

2011-04-21 13:17:00
Sözler... |  görsel 1
Sözler... |  görsel 2
Sözler... |  görsel 3
Sözler... |  görsel 4
Sözler... |  görsel 5
Sözler... |  görsel 6
Sözler... |  görsel 7
Sözler... |  görsel 8
Sözler... |  görsel 9
Sözler... |  görsel 10
Sözler... |  görsel 11
Sözler... |  görsel 12

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed... Devamı

Bitkilerle İlgili Hadisler...

2011-04-21 12:11:00

1. Telbineye(Arpa unuyla yapılan çorba) önem veriniz. Hastaya onu yediriniz. Hadis-i Şerif. 2. Sizden biriniz kalbi üzerinde bir ağırlık hissettiği zaman ayva yesin. Hadis-i Şerif. 3. Bir kimse bakla yerse, yemeye devam ederse Hz. allah(C.C.) o kimsenin yediği baklanın misli kadar hastalığını çıkarır. Hadis-i Şerif. 4. Sizlere iki şifayı tavsiye ederim. Birisi bal, diğeri Kuran okumaktır. Hadis-i Şerif. 5. Sizlere sinameki ve Sennut’u yani tereyağı, bal ve kimyon karışımı tavsiye ederim. Zira bunlar ölümden başka her derde devadır. Hadis-i Şerif. 6. Ekmeğe saygı gösteriniz. Çünkü Yüce Allah onu göklerin bereketinden indirmiştir. Hadis-i Şerif. 7. Bir sahabenin; “Ya Resulullah kardeşim isale yakalandı.” dediğinde Peygamberimiz; “Bal şerbeti içirin. İsale karşı soğuk bal şerbeti çok faydalıdır.” buyurdu. Hadis-i Şerif. 8. Yaylada otlayan genç devenin sütü, sindirim bozukluğu olan kimseler için devadır. Hadis-i Şerif. 9. Hardal ve tere tohumuna kıymet veriniz. Zira Hz. Allah bunları bir çok derde deva kılmıştır. Hadis-i Şerif. 10. İçinde hurma bulunmayan evin halkı açtır. Hadis-i Şerif. 11. Her kim kalbinin düzgün çalışmasını isterse incir yemeye devam etsin. Hadis-i Şerif. 12. Ey Aişe, çorba pişirdiğiniz zaman kabağını çok koyunuz. Zira kabak üzüntülü kimsenin gönlünü güçlendirir. Hadis-i Şerif. 13. Hindibayı silkmeden yeyiniz. Zira cennetten üzerine damla düşmediği bir gün yoktur. Hadis-i Şerif. 14. Hurmanın hararetini karpuzun soğukluğu ile, karpuzun soğukluğunu hurmanın harareti ile gideriniz. Hadis-i Şerif. 15. Yemekten evvel kavun yenirse kanı yıkar, hastalıkları giderir. Hadis-i Şerif. 16. Bağsur hastalığı olan İbni Abbas’a, “Gebe... Devamı

"Baş Vakt"e Beş Güzelleme...

2011-04-20 14:23:00

Sabah... Bir gül tazeliğinde selamlamak üzere gün seni.. Kalbine binlerce şafak dokunuyor gün ışığının değdiği yerde. Bir müjde dökülüyor sokakların çehresine. Bir taze nefes olup içiyorsun yeni âlemi de.. Bir yeni bakış olup çerçeveliyorsun kaldırımları, gürültüleri bile. Sözüyle bütün sabahları müjde eyleyen kutlu elçi'nin dudağına değen sözler dudağını bekliyor şimdi. Göğün ve yerin nuruna elçilik eden o aydınlık yüz'ün yöneldiği kıble dönüyor yüzüne. O ebedî tebessümün hep yeniden hep yeniden doğduğu an öpüyor alnını şimdi. Sana senden de yakın olanın, seni senin seni sevmenden de önce sevenin sonsuz ve sessiz yakınlığı değsin alnına. Şimdi sabah namazı vakti... Öğle Bin telaşın yamaçlarında savruluyor saçların. Koşturmaların ortasında serin bir rüzgârı özlercesine kıvranıyor kalbin. Vaktin zirvesinde uykuların en talihsizi yakışıyor yakana. Yoğun işlerin, gereksiz önceliklerin, ertelenmiş düşlerin sonrasında, yakınlıkların en güzelini özlüyor, sılasına uçmak istiyor ruhun. Gelişiyle "ateşlerin söndüren" o Elçi'nin bin umutla koştuğu, sonsuz tebessümle sığındığı o kapının eşiğindesin şimdi. Varlığıyla sağır duvarları yıkan, bakışıyla küskünlükleri deviren, duruşuyla uzaklıkları eriten o kutlu elçi'nin durduğu yerde bekleniyorsun şimdi. Ana şefkatinden öte bir şefkatle üzerine titreyen, kederlerinin hepsini kalbinden silip süpüren, korkularının cümlesini sessizliğiyle susturan o elçi'nin durduğu yerde durasın, durulasın şimdi. Şimdi öğle namazı vakti. İkindi Gölgelerin uzuyor; hatıraların soluyor, güzlerin hepsi alnında birikiyo... Devamı

Şükür...

2011-04-20 10:54:00

Ya Rabbi! Verdiğin cana şükür, aldığımız nefese şükür, Yanımızda olanlara Şükür, Kıymetimizi bilenlere Şükür,  Verdiğin  Nimetlere şükür, tattığımız güzel şeylere şükür, Yaşadığımız acılara şükür ki daha büyükleri var, Verdiğin vereceğin her şeye şükürler olsun Ya Rabbi!.. Devamı

Sen Çağırınca...

2011-04-20 10:14:00

Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb’im. Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum. Vakit girince, içim “cız” etti hep. Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum. Ayak diredim, “az sonra kılsam da olur!” dedim. “Az sonra”larım “çok sonralar”a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım. Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim, hemen kalktım,rahatladım. Oysa rahatlığı Sana borçluyum. Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana. Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana. Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana. Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin. Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa,her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin. Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa, kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin. Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim. Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm. Benden istediğini, benim için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım. Günümü delik deşik etmeni,işimin arasına kesintiler sokmanı, hayatımın ortasına duraklar koymanı,uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm. “Beni bana bırak!”larla durdum huzuruna; içim ... Devamı

Allah (cc) beni unuttu mu?

2011-04-20 08:38:00

  “Neden her şey beni buluyor. Allah’ım gör artık çektiğim acıları!” diye feryad eder acıyla kıvranan insan. Dert söyletirmiş insanı… Buna söylemek mi denir, söylenmek mi? Belki de en doğrusu inlemektir. Acı hafifleyince ne söylediğini de hatırlamıyor insan. Çoğu zaman pişman oluyor. Acının taze ve yoğun olduğu zaman, acıdan sarhoş oluyor insan belki de. “Allah’ım beni unuttun mu?” diye inleyenlere, ilahi bir cevap gelse, nasıl bir cevap olurdu? Alemlere rahmet olarak yaratılan Peygamberimize uzun bir müddet vahiy gelmeyince, çok üzülmüş. Bu yoğun üzüntüsüne karşılık Allah, Duha suresini indirmiş. Ey Sevgili! En Sevgili! Seni mektupsuz bırakınca daraldın mı? Seni bıraktığımı, sana darıldığımı mı düşündün. Ben ki seni Alemlere rahmet olarak yarattım, hiç unutur muyum? Ey Sevgili! En Sevgili! Her gecenin bir sabahı olduğunu unutma! Gecelerin karanlıklarında ürktüğün zaman bil ki, ahret hayatı dünya hayatından daha hayırlıdır. Hayat yolculuğun, böyle sürüp gidecek. Bazen mutlu olacaksın, bazen hüzünleneceksin. Zor günlerinde, ahrette rahat edeceğini düşün. Ey Sevgili! En Sevgili! Sen ki yetim doğdun. Ben seni sahipsiz bırakmadım. Nasıl ki ben sana sahip çıkmışsam, sen de çevrendeki yetimlere sahip çık. Sana bahşedilen nimetlerden sende çevrendekilere ver. Ey Sevgili! En Sevgili! Sen ki etrafında ki olumsuzlukların, yanlışların farkındaydın. Ancak neyle nasıl mücadele edeceğini bilmezdin. İnsanların gittiği yolun, yolların yanlış olduğunu biliyordun ancak doğru yolu bulamıyordun. Nasıl ki bugüne kadar ben sana yol göstermişsem, bundan sonrada sana yol göstermeye devam edeceğim. Ey Sevgili! En Sevgili! Sen fakirdin. Ben seni zengin ettim. Sende etrafındaki fakir... Devamı

Mevlana'dan

2011-04-18 14:51:00

Yüz'de ısrar etme, "Doksan da olur". İnsan dediğinde, "Noksan da olur"... Sakın büyüklenme, "Elde neler var". Bir ben varım deme, "Yoksan da olur". Hatasız Dost Arayan, Dosttan da olur.... Devamı

ALLAH (c.c.) kulunu çaresiz bırakmaz...

2011-04-14 14:24:00

Dedim.. Dedim Rabbim cok yalnızım. Buyurdun:"Ben sana cok yakınım" (Bakara suresi;186) Dedim: O kadar günahim var hangisinin tövbesini yapayim?... Buyurdun:"ALLAH bütün günahları bağışlayandır" (Zumer suresi;53) Dedim yine bağışlar mısın? Buyurdun:"ALLAH'tan baska günahları bağışlayacak olan yoktur" (Ali Imran suresi;135) Dedim Rabbim benim senden baska kimim var? Buyurdun:"ALLAH kuluna kafi (yeterli) degilmi?" (Zumer suresi;36) Dedim halim ne olacak? Buyurdun:"ALLAH'in rahmetinden ümit kesmeyin" (Zumer suresi;53) Dedim çok zorluk çekiyorum Buyurdun:''her zorluktan sonra bir kolaylık vardır" (Insirah suresi;5) Dedim dayanamiyorum... Buyurdun:"ALLAH sabredenlerle beraberdir" (Bakara suresi;153) Dedim çok huzursuzum... Buyurdun:"Kalpler ancak ALLAH'in zikriyle huzur bulur" (Ra'd suresi;5) Insan kendini caresiz sandigi an ALLAH kulunu caresiz birakmaz...   Devamı